Sevdiği adamla evlenmek için ailesine karşı gelip, sevdiği adama kaçan bir kadının başına, neler gelir neler, düşüncesi üzerine inşa edil(eme)miş bir film, Uzun Yol.
Daha ilk sahnelerinden itibaren kimin derdinin ne olduğuna, hikayenin ne yöne gideceğine dair bir sürü ip ucu veren, üstelik sadece ip ucu vermekle de kalmayan, birbirine benzeyen çok sayıda işlevsiz planı da barındıran bir film, aynı zamanda Uzun Yol.
Çekilen planlar ziyan olmasın mantığıyla uzatıldığını düşünmeden edemediğim filmin süresi, haliyle hikayeyi anlatmak için fazlasıyla uzun.
Filmin sonundaki çıkışsızlık ise gazete haberlerinin 3. sayfalarını aratmayan cinsten.
Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı film. Film için, nasıl ödül aldı demeyeceğim, zira başrol oyuncuları filmin neredeyse dikkate değer tek yanı.
İstanbul Film Festivali'nde "Türk Sineması Yarışma Dışı "bölümünde gösterilen film, maalesef Türk Sineması için bir hayal kırıklığından öteye gidemiyor.
Atilla Dorsay'ın, "Hakkında hiçbir şey duymadığımız, bize yönetmeniyle ve konusuyla hiçbir şey vermeyen filmlere gitmiyoruz. Ben deneme tahtası değilim. Benim görmediğim 12 filmden 1 tanesi güzel oluyor, onu da eninde sonunda yakalıyorum. Seçici olduk Türk filmi konusunda", Türk Sineması konusundaki bu demeci ile hemfikir olanların izlemesi gereken, o bir film, bu film değil.
Yorumlar
Yorum Gönder