Sahnede devleşen dünyaca ünlü starların back vokalleri, ne zaman kaçımız için bir yüz oldu diye bir soruyla karşı karşıya kalsak kaçımız bunun cevabını isim vererek cevaplayabiliriz ki?
Belki birkaçımız belki hiçbirimiz. Ama iş o back vokallerin sesine ve şarkıya kattıklarına gelince durum değişir. Özellikle de bu ses, dünyanın en kıskanılası gırtlağına sahip olan güçlü seslerin kaynağı Afro Amerikan kadınlar ise.
Sting'den Mick jagger'a Joe Cocker'a Bruce Springsteen'e kadar pek çok dünyaca ünlü starın sesine ses katan, birbiriyle oluşturdukları uyumla sahnedeki sanatçı ne isterse onun istediği tınıya bürünen o esnada kendi kişiliğinden vazgeçip sadece bütünün bir parçası olmaya odaklanan vokaller neden vokal de solist değil?
Solist olacak kadar yeteneği mi yok, yoksa yeterince çalışıp çabalamıyorlar mı ya da Sting'in dediği gibi star olmanın bir de psikolojik yönü, şans ve kader tarafı da mı var?
Bu yıl En İyi Belgesel Dalı’nda Oscar kazanan ve 33. İstanbul Film Festivalinde karşımıza çıkan 20 Feet from Stardom / Yıldız Olmaya Ramak Kala, tüm bu sorulardan yola çıkarak 20-25 öncesinin en gözde vokalistlerinin hayatlarına doğru bir yolculuk yapıyor. Şimdilerde 50-60 yaşlarına gelmiş Afro Amerikan kadınların yıllar öncesinde kalmış, sahne şovlarından vokallerine ve şimdiki hayatlarına uzanan bu yolculukta tabi ki bolca müzik de var.
Hem geçmişin sahne şovları, hem kulakların pasını silen, ruhlara gıda olan insanı keyiflendiren müzikleri hemde star olamamalarına rağmen geçmiş hayatlarını anlatırken pozitif enerjileri ekrana yansıyan siyahi kadınların şenlikli halleri izleyen üzerinde hafiften de olsa bir antidepresan etkisi yaratmayı başarıyor.
Zaman içinde solist olma deneyimi yaşayanından, temizlikçilik yapanına kadar farklı şekillerde var olmaya çalışan vokalistlerin son dönemlerde en çok sıkıntısını çektikleri konu ise artık vokalistlere olan talebin azalması ve çoğunun, son dönemin değişen müzik koşullarındaki zorluklarla karşı karşıya kalması.
Sahnede solistler olmasaydı, ya da ışık solistten vokalistin üzerine doğru yer değiştirseydi, gökyüzünde birbiriyle uyum içinde kanat çırpan kuşlar gibi sahnede süzülen vokalistlerin yüzleri daha belirgin hale gelir miydi?
Belki birkaçımız belki hiçbirimiz. Ama iş o back vokallerin sesine ve şarkıya kattıklarına gelince durum değişir. Özellikle de bu ses, dünyanın en kıskanılası gırtlağına sahip olan güçlü seslerin kaynağı Afro Amerikan kadınlar ise.
Sting'den Mick jagger'a Joe Cocker'a Bruce Springsteen'e kadar pek çok dünyaca ünlü starın sesine ses katan, birbiriyle oluşturdukları uyumla sahnedeki sanatçı ne isterse onun istediği tınıya bürünen o esnada kendi kişiliğinden vazgeçip sadece bütünün bir parçası olmaya odaklanan vokaller neden vokal de solist değil?
Solist olacak kadar yeteneği mi yok, yoksa yeterince çalışıp çabalamıyorlar mı ya da Sting'in dediği gibi star olmanın bir de psikolojik yönü, şans ve kader tarafı da mı var?
Bu yıl En İyi Belgesel Dalı’nda Oscar kazanan ve 33. İstanbul Film Festivalinde karşımıza çıkan 20 Feet from Stardom / Yıldız Olmaya Ramak Kala, tüm bu sorulardan yola çıkarak 20-25 öncesinin en gözde vokalistlerinin hayatlarına doğru bir yolculuk yapıyor. Şimdilerde 50-60 yaşlarına gelmiş Afro Amerikan kadınların yıllar öncesinde kalmış, sahne şovlarından vokallerine ve şimdiki hayatlarına uzanan bu yolculukta tabi ki bolca müzik de var.
Hem geçmişin sahne şovları, hem kulakların pasını silen, ruhlara gıda olan insanı keyiflendiren müzikleri hemde star olamamalarına rağmen geçmiş hayatlarını anlatırken pozitif enerjileri ekrana yansıyan siyahi kadınların şenlikli halleri izleyen üzerinde hafiften de olsa bir antidepresan etkisi yaratmayı başarıyor.
Zaman içinde solist olma deneyimi yaşayanından, temizlikçilik yapanına kadar farklı şekillerde var olmaya çalışan vokalistlerin son dönemlerde en çok sıkıntısını çektikleri konu ise artık vokalistlere olan talebin azalması ve çoğunun, son dönemin değişen müzik koşullarındaki zorluklarla karşı karşıya kalması.
Sahnede solistler olmasaydı, ya da ışık solistten vokalistin üzerine doğru yer değiştirseydi, gökyüzünde birbiriyle uyum içinde kanat çırpan kuşlar gibi sahnede süzülen vokalistlerin yüzleri daha belirgin hale gelir miydi?
Kim bilir...

Yorumlar
Yorum Gönder